Zürih

06:51:16

GMT +02:00

Bugün
Orta şiddetli yağmur
6º / 9º
  • Pa
    5º/14º
  • Pt
    8º/13º
  • Sa
    11º/16º
  • Ça
    10º/20º

Zürih, İsviçre’nin en büyük kenti. Avrupa’nın ekonomik merkezlerinden biri olarak bilinen şehir, aynı zamanda birçok önemli akademik araştırmaya da ev sahipliği yapıyor. Zürih için seçkin müzeleri ve sanat galerilerini de hesaba katarsak, hiçbir konuda kendini eksik bırakmamış bir şehir diyebiliriz.

Hayat standartları en yüksek şehirler listesinde hep üst sıraları zorlayan Zürih’te tarihi, sanatı, kültürü ve eğlenceyi bir arada bulacaksınız.

Gezinize Hauptbahnof’tan başlayıp, Bahnofstrasse boyunca kuzeye doğru yürüyün. Burası şehrin en güzel kısmı olarak biliniyor. Birçok lüks alışveriş dükkânı yol boyunca sizi bekliyor olacak. Caddenin devamında Grossmünster kilisesini görün. Kilisenin kuzey bölümünde, şehrin Orta Çağ dönemlerini hatırlatan nostaljik kısımlarını gezebilirsiniz. Bu sokaklar arasından tavsiyemiz, Niederdorfstrasse. Oberdorfstrasse ise daha az ticari öğeler içeren, orijinal bir sokak.

Buradan sonra, Zürih Gölü’nün doğu kıyısından yürümeye devam edin. Yol sonunda, sizi Johann Jacobs Museum, Le Corbusier Pavilion ve Chinese Garden gibi önemli yerler bekliyor olacak. Bütün yolu geriye tekrar yürümemek ve gölün de tadını çıkarmak için, vapurlardan birine atlayıp şehir merkezine geri dönün... 

Zürih gölü civarındaki toprakların, Neolitik ve Bronz Çağ’dan beri yerleşim yeri olduğu biliniyor. Bu dönemlerde “Turicum” olarak adlandırılmış olan şehir, Romalılar tarafından bir ticaret ve vergi toplama noktası olarak kullanılmış. 5. yüzyılda Cermen kavimleri buradaki platolara yerleşmeye başlamışlar. 1218 yılına gelindiğinde ise, Zürih, Kutsal Roma İmparatorluğu içinde bağımsız bir şehir statüsü kazanmış.

1 Mayıs 1351’de İsviçre Konfederasyonu’na katılan Zürih, 1468 – 1519 arasında Diet Kantonu’na da başkanlık etmiş. İsviçre tarihinin önemli figürlerinden Huldrych Zwingli, 1520’lerde Zürih’teki Grossmünster kilisesinde vaizlik yaparken İsviçre reform hareketini başlatmış. Bu dönemde ortaya çıkan Zürih İncili, onun öğretilerine dayanıyormuş. Bu reform hareketi, sadece Zürih’te değil, diğer kantonlarda da etkisini göstermeye başlamış. Katolik olarak kalanlarla, Zwingli’den etkilenen kantonlar arasında savaşlar çıkmaya başlamış.

16. ve 17.yüzyıllarda Zürih, kendini, diğer devletlerden soyutlama politikasına başlamış. Bunun bir sonucu olarak da, şehri surlarla çevirme işlemlerine hız vermiş. Bu dönemlerde bütün Avrupa’yı karıştıran, Protestanlarla Katolikler arasındaki 30 Yıl Savaşları, Zürih’i bu politikaya iten en büyük sebeplerden biri... 1648’de ise Zürih, kendini bir özgür cumhuriyet olarak ilan etti.

1798’deki Helvetia Devrimi, bu düzenin ortadan kalkmasına sebep oldu. Bu devrim sonucunda Zürih, topraklarını ve ekonomik önceliklerini kaybetti. 1839’da kırsal alandaki halk, istekleri yerine getirilmediği gerekçesiyle, şehirlilere karşı ayaklandı. 17. yüzyılda yapılan birçok sur, bu dönemde tahrip edildi.

1839-40, 1845-46 yıllarında Federal başkent konumunda olan Zürih, Muhafazakâr Parti’nin bütün İsviçre’de güç kazanmasıyla canlanmaya başladı. Şehir, kırsal kesimden göç aldı ve endüstrileşti. 19.yüzyıl boyunca bu gelişmeler devam etti.

1847’de, Zürih’İ Baden’e bağlayan, ülkenin ilk demiryolu hattı kuruldu. 1867’de, bugün şehrin en güzel ve lüks caddelerinden olan Bahnofstrasse’nin temelleri atıldı. Zürih’i Avrupa’nın ekonomi başkenti yapan adımlardan, Zürih Borsası, 1877’de kuruldu. 2. Dünya Savaşı sırasında yanlışlıkla bombalansa da şehir savaşta aktif rol oynadı. Zürih, şu an Zürih Kantonu’nun başkenti ve İsviçre’nin en büyük kenti konumunda.