Mardin

23:03:27

GMT +03:00

Bugün
25º
Açık
18º / 31º
  • Pt
    20º/34º
  • Sa
    19º/33º
  • Ça
    17º/33º
  • Pe
    17º/30º

Mardin özel bir kent, hatta farklı bir dünya diyebiliriz. Kent dokusunu, yaşam tarzını, günlük hayatını korumayı başarmış; zamanın yıpratıcı etkisi altında direnebilmiş özel bir nokta.

Mardin, ziyaretçilerine her zaman hatırlanacak özel bir gezi vadediyor. Toprak rengi tonlarındaki hoşgörü kenti Mardin’in ve misafirperver Mardinlilerin kapıları, misafirlere her zaman açık.

Mardin, 3000 yıllık bir kent. Hititler zamanında Hurri Mitanni Krallığı’nın elinde olan kent, Babil ve Asur egemenliklerini de yaşadı. Sonrasında kenti Medler ele geçirdi. İskender’in Anadolu ve İran üstüne düzenlediği sefer sonunda Mardin’i de aldı. İskender’in ölümüyle birlikte Makedonya’nın parçalanması, bölgenin Persler tarafından alınmasına neden oldu. Sonrasında Roma İmparatorluğu’nun eline geçen Mardin, imparatorluğun ikiye bölünmesi sonunda Bizans’ın elinde kaldı.

Kent ilk kez Selçuklular döneminde Türklerin eline geçti. Kente uzun bir dönem boyunca defalarca el değiştirdikten sonra Memlukluların eline geçti. 1517 yılında Osmanlı topraklarına katılan Mardin,  1918 yılına kadar yaklaşık 400 yıl boyunca Osmanlıların elinde kaldı.

1918 yılında I. Dünya Savaşı sonunda imzalanan Mondros Mütarekesi sonunda kenti zor günler beklemeye başladı. Bölge Fransız ve İngiliz güçleri tarafından işgal ediliyordu. Fransızlar ve İngilizler, Mardin’i kimin alacağı konusunda bir anlaşmaya vardırlar.  Bu anlaşmaya göre kent halkını ikna etmeyi başaran, Mardin’i alacaktı. 11Mayıs 1919 tarihinde, İngiliz komutan Corbett Noel, kentin önde gelenleriyle bir ikna konuşması yaptı. Konuşma sonunda karar vermek isteyen kentin önde gelenleri birkaç gün sonunda kararlarını komutana ilettiler. Ortaya çıkan zor durum, artan baskılar ve zaman darlığı nedeniyle uzun süren toplantılara, Süryani Kadim Patriği İlyas Şakir Efendi noktayı koydu. Toplantı sonunda Mardin halkının Osmanlı’ya bağlı olacağı sonucu ortaya çıktı.  “Biz Araplar, Kürtler ve Süryaniler olarak Osmanlı idaresinden ayrılmak istemiyoruz. Halifeye bağlıyız ve Türk kardeşlerimizin yanında kalmaya devam edeceğiz. Gerekirse mallarımız ve canlarımızla savaşacağız” denildi. Süryaniler, Kurtuluş Savaşı’na da büyük destek verdiler.