İzmir

15:30:33

GMT +03:00

Bugün
11º
Açık
3º / 19º
  • Sa
    1º/16º
  • Ça
    2º/16º
  • Pe
    1º/15º
  • Cu
    5º/15º

İzmir, Türkiye’nin üçüncü büyük kenti olmasının yanı sıra tarih boyunca her dönem göz önünde olmuş ve birçok medeniyete ev sahipliği yapmış bir şehir. Türkiye’nin İstanbul’dan sonra en büyük ve yoğun limanına sahip şehri olan İzmir, ziyaretçilerine hem yılların birikimi olan kültürünü, hem de Türkiye’nin modern yüzünü sunuyor.

İzmir’i tam olarak gezmek için ayırmanız gereken süre oldukça uzun olabilir. Bu yüzden önceden nasıl bir İzmir görmek istediğinize karar verin ve gerisini şehre bırakın.

İzmir’in (tarihi adıyla Smyrna) tarihi, M.Ö 3000’e kadar uzanıyor. Bu tarihlerde Truvalıların bölgeye gelip yerleştikleri Bayraklı’da yapılan kazılarda ortaya çıkmış. İzmir, aynı zamanda M.Ö 8. yüzyılda Homeros’un doğduğu sanılan kent.

Milattan önceki dönemde birkaç Yunan kabilesine de ev sahipliği yapan şehir, ardından yine M.Ö. 600 civarında Lidyalılar tarafından yakılmış. 334’te Büyük İskender ünlü seferinde bu topraklara gelene kadar şehir harabe halinde kalmış.

İskender’in ölümünden sonra, generalleri onun vasiyetini yerine getirmek üzere Smyrna şehrini şu anki Kadifekale bölgesine yeniden kurmuşlar. Sonrasında ise şehir, Romalıların egemenliği altında kalkınmaya başlamış. M.Ö. 178’de büyük bir depremle yıkılan şehir, hemen tekrar büyük bir ticaret limanı olarak inşa edilmiş.

Roma İmparatorluğu’nun parçalanmasından sonra Doğu Roma İmparatorluğu’nun bir parçası olan şehir, erken Bizans döneminde önemli bir dini merkez olarak anılıyormuş. Fakat Orta Çağ’ın başlangıcıyla birlikte şehir fiziksel olarak küçülmeye başlamış ve Osmanlı dönemine kadar hiçbir zaman Roma İmparatorluğundaki önemini geri kazanamamış.

Şehre giren ilk Türkler, 1076’da Selçuklular olarak biliniyor. Bu tarihten sonra 1202’de tekrar Bizans egemenliğine girene kadar, şehir ünlü Selçuklu komutanı Çaka Bey tarafından, deniz operasyonları için üs olarak kullanılmış. Sonradan da Haçlı Ordusu tarafından alınmış.

Bir dönem Aydınoğulları’nın kontrolü altında kalıp, 1.Mehmet döneminde Osmanlılara geçen İzmir, Kanuni Sultan Süleyman döneminde çok sık depremler yaşamasına rağmen ticaret limanı olarak gösterişli günlerine geri dönmüş. Bu dönemden itibaren Yunan Ortodoks ve Yahudi nüfusunun bolca görüldüğü bir nokta haline gelen İzmir’de en çok konuşulan dillerden biri Yunancaymış.

I.Dünya Savaşı’nda Osmanlı’nın mağlubiyeti üzerine Yunanlar, şehirdeki Yunan nüfusunu da bahane ederek şehri almışlar. 9 Eylül 1922’de, Kemal Atatürk önderliğindeki ordularla geri alındığı sıralarda şehrin yüzde yetmişinin yandığı biliniyor. Cumhuriyetin kuruluşundan itibaren ise İzmir, sürekli gelişen, Anadolu’nun batıya açılan limanı olarak biliniyor.