Bükreş

22:05:42

GMT +03:00

1 lei (RON)
=
1.15 TL (TRY)
Bugün
24º
Açık
21º / 27º
  • Pe
    16º/28º
  • Cu
    20º/28º
  • Ct
    20º/28º
  • Pa
    12º/21º

Birçok insan için Bükreş, yaklaşık 2 milyon insanın yaşadığı boğucu, büyük koyu renkli binaların şehri olarak bilinir. Kafanızdaki imajı yıkıp şehre kendinizi bıraktığınızda Bükreş’in sıfatlarından birinin neden “küçük Paris” olduğunu anlayacaksınız. Şehrin içine sinmiş olan eski ve yeninin karışımı, turistlere iki farklı Bükreş sunuyor. Ziyaretçilerine vadettiği ilgi çekici alanlar skalası sayesinde buraya gelip görüp pişman olmak zor. AB’ye son giren ülkelerden olan Romanya’nın, bunun avantajını bu tarihi başkentini modernleştirmekte kullandığını da göz önünde bulundurursak Bükreş’in her geçen yıl turistler için daha merak uyandırıcı bir yer haline geleceğini tahmin etmek zor olmayacaktır.

Bükreş’in tarihi antik çağlara kadar uzanmasına karşın şehir sürekli inişli çıkışlı dönemler geçirmiş. İlk isimlendirmesi Bükreş Kalesi olarak 1459’da ortaya çıkmış. Bu dönemde Osmanlı tarihinde Eflak olarak bilinen Wallachia prensi III. Vlad’ın yaşadığı yermiş. Bu yıllarda bölgenin Osmanlı İmparatorluğu tarafından fiilen alınmamasına karşın kontrolü altında olduğu için özellikle ülkenin güney topraklarının değeri artmış. Bunun sonucu olarak Târgovişte şehriyle bir başkent olma yarışı ortaya çıkmış.

Dönem dönem savaşlar sonucu harap edilen şehir sürekli yeniden onarılmış fakat yine de bu durum çok eski eserlerin günümüze ulaşmasına mâni olmuş. 18.yüzyıla kadar her dönem Wallachia’nın en önemli ticaret merkezi olarak kalmış. Bu dönemlerde artan nüfusla birlikte şehir iyice büyümeye başlamış ve dönemin merkez bölgesi Ulita Mare sokağıymış.

Sırasıyla Habsburg Monarşisi, Emperyal Rusya yönetimi altına giren Bükreş toprakları, 1848’de Wallachia devrimine şahit olmuş. Devrimden sonra Avusturya askerleri Bükreş topraklarına yerleşip 1857’ye kadar kalmışlar ve bu dönemde çıkan büyük bir yangınla yaklaşık 2000 Bükreş binası tahrip edilmiş.

1861’de Wallachia ve Moldova birleşip Romanya Prensliği’ni kurmuşlar ve başkenti de Bükreş olarak belirlenmiş. Bu dönemden sonra bu prenslik Romanya Krallığı’na dönüşmüş ve nüfus gözle görülür biçimde artmaya başlamış. Başkent yine Bükreş olarak kalırken, Bükreş’te bu dönem yüksek kültürün etkisiyle çok fazla sayıda yeni yapı, sanat eseri yapılmış. Bükreş’in bugünkü lakabı olan ”Küçük Paris” de o günlerden beri söylenir olmuş.

I.Dünya Savaşı sırasında çok büyük zarar gören şehir, 1965’ten itibaren Sovyetlerden etkilenerek Çavuşesku liderliğinde komünizm sistemine geçmiş. Bu dönemde şehrin tarihi kısmının zarar görmüş. Onların yerine yüksek komünist bloğu olarak adlandırılan, bugün de bazıları ayakta olan binalar yapılmış. Bunların en önemlilerinden biri Centrul Civic adındaki bir tür halk merkeziymiş. 1977’de meydana gelen büyük deprem şehrin eski evlerinin çoğunu yıkmış ve yaklaşık 1500 kişi ölmüş.

1989’da Timişoara’da Anti-Çavuşesku protestoları ile Romanya Devrimi başlamış ve Bükreş’e de sıçramış. 1990’da da devam eden protestolar hükümet sisteminin değişmesine sebep olmuş.

2000’li yıllardan itibaren Bükreş’te gözle görülür bir ekonomik büyüme ve modernleşme görülüyor.