Antalya

15:12:09

GMT +03:00

Bugün
26º
Açık
21º / 31º
  • Cu
    20º/27º
  • Ct
    21º/27º
  • Pa
    22º/25º
  • Pt
    18º/30º

Antalya adını, Bergama kralı ikinci Attalos’un aynı bölgede kurduğu Attaleia şehrinden alıyor. Sahip olduğu iklimi dolayısıyla, deniz kum ve güneş üçlüsünden vazgeçemeyenler için her mevsim cazibe kenti olan şehir, Türkiye’nin turizm cenneti olarak biliniyor. Akdeniz’in en temiz ve güzel kıyılarına sahip olan Antalya, Türkiye’nin en zengin orman bölgesi olma özelliğinin yanı sıra eşine az rastlayacağınız sedir ağaçlarından oluşan büyük ormanlara da ev sahipliği yapıyor.

 
Antalya, bölgede yaşam sürmüş Lidya, Pers, Roma gibi medeniyetlerin izlerini taşıyor ve tarihi mirasıyla ziyaretçilerine kültürel bir doyum sağlıyor.

Antalya, M.Ö. 160.000 yıllarına kadar giden geçmişiyle Türkiye’deki önemli tarihi kentlerden biri. Öyle ki, henüz Antalya, “Attalia” diye anılmaya başlamadan önce bile bu bölgedeki insan yerleşimlerini takip edebiliyoruz.

Buradaki en önemli bulgu şehir merkezine 30 kilometre uzaklıktaki, Türkiye’nin de en büyük mağaralarından biri olan Karain Mağarası...

Uzun süre kayıtlarda Pamfilya bölgesi diye de geçen Antalya ve çevresi, önce Lidya daha sonra da iki yüzyıl Pers hükümranlığı altında kalıyor. Şehrin merkezinin kurulması ve gelişmesi ise M.Ö 2. yüzyılda Bergama Kralı II. Attalos Filadellos’la gerçekleşiyor. Şehrin ismi hakkında çeşitli rivayetler olsa da, Bergama Kralı Attalos’tan geldiği kabul ediliyor. Tarih boyunca da Attalia, Atalia, Adalia, Andalya gibi birbirine yakın isimlerle anılıyor.

Şehrin kurulmasını takiben hızlı bir atılım gösteren Antalya, uzun yıllar Side ile beraber bölgenin en önemli iki limanından biri kabul edilmiş. Liman, Bergama Kralı’nın donanmasına ev sahipliği yapmış. Zaman içinde şehrin önemli bir ticaret merkezi olmuş. Böylece Antalya’nın nüfusu kısa bir sürede hızla artmış ve şehir Akdeniz’in ticaret merkezlerinden biri olması nedeniyle kozmopolit bir havaya bürünmüş.

Bergama krallığının gücünü yitirmesi ve son kralın “bölgenin, ölümünden sonra Roma imparatorluğuna terk edilmesi” vasiyetiyle Antalya için 13 yüzyıl sürecek Roma (ve devamında Doğu Roma/Bizans) İmparatorluğu dönemi başlamış. Çeşitli nedenlerle Roma döneminden fazla tarihi eser kalmamış olsa da burada bir iki tanesine değinmekte fayda var.

Bunlardan biri, İmparator Hadrian’ın M.S 130 yılında kenti ziyaret ettiği, imparatorun onuruna kent surlarına yapılan, günümüzde “Hadrian Kapısı” olarak da bilinen ve Roma’nın ihtişamını yansıtan üçlü mermer oyma kapı... Bir diğer kaçırılmaması gereken eser ise Mimar Zenon tarafından M.S. 161-180 yılları arasında inşa edilen ve günümüzde hâlâ çeşitli kültürel faaliyetlerin gerçekleştiği Aspendos Tiyatrosu.

Roma anıtlarını sağlam ve tek parça görmek zor olsa da, 1207 yılında başlayan Selçuklu dönemine ve Osmanlı İmparatorluğu’na ait tarihi izlere rastlamak mümkün. Özellikle şehrin Kaleiçi diye anılan bölgesinde; Anadolu Selçuklu Camisi ve Karatay Medresesi’ni ziyaret ettiğinizde, Selçuklu mimarisinin taş işçiliğinin en güzel örneklerini görebilirsiniz. Süslemeleri ile ünlü Murat Paşa Camisi ve 18.yüzyıldan Tekkeli Mehmet Paşa Camisi ise şehrin Osmanlı döneminin önemli yapıları arasında yer alıyor.